Nükleer Santraller Tasarruf Ettirecek

1.03.2012 - 12:54

Türkiye, 10 bin Megavat (MW) kurulu güce sahip, yaklaşık 80 milyar kilovatsaat (kWh) üretim kapasiteli iki nükleer santral devreye alındığında, yaklaşık 16 milyar metreküp doğalgaz karşılığı ve yıllık yaklaşık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) tutarında ithalat bağımlılığından kurtulmuş olacak.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı nükleer santral konusunda kamuoyunu bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. Enerji İşleri Genel Müdürlüğü, Akkuyu Nükleer Santral Projesinin uygulanması sürecinde, genel olarak nükleer enerji, özel olarak da Türkiye’de nükleer santral kurulmasıyla birlikte yanlış bilgilendirmelerin artması gerekçesiyle, bir bilgilendirme dokümanı yayımladı ve

"Türkiye’ye nükleer santral kurulması" konusunda en çok gelen sorulara yanıt verdi.

Nükleer enerjinin, Türkiye için enerji arz güvenliğinin sağlanması, enerji ithal bağımlılığı ve cari açığın azaltılması bakımından büyük önem taşıdığı belirtilirken, Fransa’nın petrol (yüzde 99) ve doğalgaz (yüzde 97) ithal oranları Türkiye’deki gibi yüksek olmasına rağmen, Fransa’nın enerji ithal bağımlılığının yüzde 50, Türkiye’de ise yüzde 72 civarında olduğuna işaret edildi.

Çalışmaya göre, ekonomik gelişmesine paralel olarak Türkiye’nin elektrik tüketim talebini karşılamak için her yıl 4-5 bin MW’lik bir yatırım yapılması gerekiyor. Türkiye’nin 2023’te kurulu gücünün 110-130 bin Megavat (MW) arasında olması, elektrik tüketiminin ise 500 milyar kWh olması öngörülüyor. Elektrik ihtiyacının karşılanmasında kullanılan doğalgaz ve sıvı yakıtların neredeyse tamamının, kömür yakıtların ise yaklaşık yüzde 30’u ithal. Diğer yandan, hidroelektrik potansiyele ek olarak rüzgar, jeotermal, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyelinin tamamı kullanılsa bile 2023 yılına kadar ulaşılacak 500 milyar kWh enerji tüketiminin ancak yarısı karşılanabiliyor.

  - Doğalgaz ithalatına etkisi nasıl olacak--

Akkuyu’ya kurulacak nükleer güç santralinin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve kaynak çeşitliliğinin artırılması bakamından önemine dikkat çekilen çalışmada, Akuyyu’da ve Sinop’ta kurulacak nükleer santraller dikkate alındığında, yılda yaklaşık 80 milyar kWh elektrik üretilmesi öngörüldüğü, bu miktarda bir elektriği doğalgaz santralinden elde etmek için 16 milyar metreküp doğalgaz ithalatına  karşılık yıllık 7,2 milyar dolar (yaklaşık 13 milyar lira) ödenmesi gerektiğine dikkat çekildi.

-Küresel ısınmaya en iyi çözüm-

Nükleer santraller, yenilenebilir enerji kaynaklı santraller gibi dış koşullara (iklim koşullarına), kömür santralleri gibi yakıtın kalitesine, petrol ve doğalgaz santralleri gibi rezerv miktarına bağlı olmadığı için elektrik üretiminde süreklilik arz ediyor.

Nükleer enerji üretim zinciri, tümüyle ele alındığında sera gazı salımı konusunda da en temiz seçenek olarak görülüyor.

1 kilogram uranyumdan elde edilen enerji için, 3 milyon kilogram kömür veya 2 milyon 700 bin litre petrol gerekiyor. Bu kadar az miktarda uranyum kaynağından yüksek miktarda enerji üretildiğinden nükleer santrallerin atık miktarı da bu oranda fosil yakıtlardan çok daha az.

-Akkuyu’da deprem riski var mı--

  Akkuyu sahasında jeolojik, sismolojik, sismotektonik gibi çalışmaların farklı ölçeklerde zaman içerisinde güncellenerek yıllarca sürdürüldüğü belirtilen çalışmada, "Nükleer güç projelerinde güvenlik kriterlerinden en ufak bir taviz verilmesi dahi düşünülemez. Net olarak şu gerçek bilinmelidir ki Akkuyu ve Sinop nükleer güç santrali sahaları deprem riski açısından en güvenilir bölgeler arasında yer almaktadır" denildi.

-Dünyanın 40 yıllık nükleer atığı 4 futbol sahasını dolduruyor-

Dünya üzerindeki tüm nükleer santrallerin şu ana kadar (yaklaşık 40 yıllık atık) biriken toplam nükleer atık yaklaşık 260 bin ton olup, bu atık 5 metre yüksekliğinde yan yana konulduğunda, 4 futbol sahasını dolduracak hacimde bulunuyor.

Tipik bin MW’lik bir nükleer santralden yılda yaklaşık 30 ton nükleer atık çıkıyor. Tüm dünya üzerindeki santrallerden yıllık olarak çıkan nükleer atık miktarı da yaklaşık 12 bin ton düzeyinde bulunuyor.

 -Fukushima Kazası sonrası nükleer politikalar değişti mi--

Çalışmaya göre, 2030 yılına kadar dünyada birçok nükleer güç reaktörü, ömrünü tamamladığı için kapatılacak ya da revize edilip tekrar işletmeye alınacak. Çin, Hindistan, ABD, Rusya Federasyonu gibi ülkelerin kısa ve uzun vadede, nükleerle daha önce tanışmamış 45’i aşkın ülkenin de uzun vadede elektrik üretiminde nükleer seçeneğini kullanması bekleniyor.

  Avrupa Komisyonu tarafından Japonya’daki Fukushima Daiichi nükleer santralinde meydana gelen kaza sonrasında, Avrupa Birliği ülkeleri, sahip olduğu 138 bin MW gücündeki, 143 nükleer güç santralini gözden geçirme ve iyileştirme amacıyla bazı çalışmalar yürütüyor. Bu kapsamda "stres testleri" adı altında nükleer santralin güvenlik ve risk değerlendirmesi çalışmalarını başlattı. Çalışmada, Türkiye’nin bu konuda yapılan çalışmaları dikkatle izlediği ve alınan ortak kararları desteklediği bildirildi. - ANKARA

KAYNAK:Anadolu Ajansı

Menu